|
Panik atak özellikle son dönemde adından çokça söz edilen
ve insanların yaşamına girdiğinde büyük oranda günlük
yaşamı çekilmez kılan psikiyatrik bir sorun olarak
bilinmektedir.
Panik atak bir anksiyete bozukluğu olmakla beraber,
belirtileriyle bir fizyolojik hastalık korkusu ortaya
çıkarmasıyla diğer sorunlardan kendisini ayırt eder. Çoğu
kez de bir acil servis veya kardiyoloji uzmanından
“fiziksel bir sorun yok, psikiyatri uzmanına başvurun”
ifadesiyle ortaya çıkarılır.
Aşağıdaki yazıda panik atak tüm yönleriyle ele alınarak,
hem özellikleri ve hem de bunu yaşayan bireylere oldukça
yararlı öneriler getirmektedir.
-
Panik atak tehlikesi ile ilgili olarak, kaçınma düzeneğinin
analizini yapın. (Nerelere gittiğimde panik atak
yaşıyorum, nerelerde olmuyor, vs.)
-
Belirtilere odaklaştığınızda, gözünde büyüyen özellikler
nelerdir?
-
Gelmeden önce, panik atak belirtileri nelerdir?
-
Kişiler genelde, panik atakları yakın bir zamanda vuku
bulacak bir delilik veya ciddi bir hastalığın başlangıcı
olarak kabul ederler.
-
Panik atak yaşayan çoğu kimse, delirmekten içten içe korkar.
Çığlıklar atarak etrafta koşacaklarından, toplum içinde
elbiselerini yırtacaklarından veya çocuklarını pencereden
atacaklarından korkarlar.
-
Panik atak hastalarında beslenme, spor ve dinlenme genelde
yanlış yargılar üzerine kurulmuş, düzensiz veya bozuktur.
-
Fazla miktarda adrenalin bulunmasının yan etkisiyle; korku,
endişe ve panik duygusu yaşanabilir. Etrafınızda belirgin
bir tehlike görmediğinizde ise; ölmekte, delirmekte veya
bilinçaltında korkunç şeyler olduğunu düşünebilirsiniz. Bu
da daha fazla korkuya ve endişeye neden olarak, olayı
tekrar tetikler ve sonuçta panik atak yaşanır.
-
Beslenmede basit şeker alımını (tatlılar, şeker, çikolata,
kek, vs), kafein alımını (kahve ve çay), sigara
kullanımını azaltarak; daha düzenli beslenmeye dikkat
etmek (sebze – meyve ağırlıklı, kalsiyum ve vitaminlere
dikkat ederek, sık sık ama az az yiyerek, mümkün olduğunca
katkısız yiyecekleri seçmek) gerekir. Beslenme İlkeleri:
o
Meyve ve sebze tüketimini arttırın (Meyve suyu yerine meyve
tüketin).
o
Öğütülmemiş hububat yiyin (kepekli ekmek, vb.).
o
Fasulye ve bakliyat çeşitleri yiyin.
o
Şekeri mümkün olan en aza indirin (Çikolata, tatlı, şeker,
kek ve benzeri cinsinden mümkün olduğunca uzak durun).
o
Küçük öğünlerle daha sık yiyin (4 – 5 kez azar azar).
o
Kafeinden (kahve ve çay) uzak durun.
o
Her gün 6 – 8 bardak su için.
o
Yediğiniz yağlara dikkat edin. Sıvı yağ, yağsız süt, vb
tüketin.
o
Tuz kullanımını asgariye indirin. Daha çok ot ve baharat
çeşidi kullanabilirsiniz.
o
Farklı yiyecekler yiyin.
o
B vitamini eksikliği panik atak oluşumunda etkin rol oynar.
Bu nedenle B vitamini ve günlük yaklaşık 1200 mg kalsiyum
alınmalıdır. Ayrıca korkulan yerlere gidilmeden önce;
elma, armut, portakal, kavun, kivi, vs. yemek uygun
olacaktır.
o
Kahvaltı önemli bir öğündür, aynı zamanda sizi güne
hazırlayan bir uğraşıdır. Kahvaltısız evden çıkmamayı
kendinize prensip edinin.
o
Hızlı ve fazlaca nefes alıp – veren kişilerde panik atağı
andıran belirtiler ortaya çıkar. Bu artan karbondioksit
oranının dengeye alınması için gerekli bir süreçtir.
-
Panik atağı olan kişiler genelde kendi nefes alış –
verişlerini ve diğer vejetatif semptomlarını dikkatle
izlerler.
-
Gergin olan kişi, daha rahat kişiye göre daha fazla oksijen
kullanacaktır. Fazla oksijen kullanımı da, gerginliği daha
fazla arttıracağı gibi, vejatatif semptomları da
arttıracaktır. Normal hayatta bir miktar gerginlik hep
vardır ve buna kas tonusu denir.
-
Eğer bir kişinin belirli bir fiziki özelliğine dikkat
edilirse, bu özellikte artış olması normaldir. Örneğin;
solunum hızına dikkat ederek ölçme yaptığımızda, solunumda
artış olacaktır. Dolayısıyla kendi belirtilerini sürekli
gözleyen kişilerde de, bu belirtilerinde de artış
olacaktır.
-
Vücudunuza daha fazla güvenmeniz gereklidir. Eğer fiziki
kontrollerde herhangi bir bulgu elde edilmemişse, her
şeyin normal olduğunu kabul etmelisiniz.
-
Genelde sinirli ve hassas insanlar, panik ataklara daha
fazla yakalanma riskine sahiptir. Dolayısıyla, hayata
bakış açısını değiştirmek bu riski azaltacaktır.
-
Panik atak ile ilgili olabilecek kalp sorunları da kontrol
edilmelidir. Yine yapılacak olan spor ile kalp kasları da
güçlendirilerek, daha sağlıklı bir yapıya kavuşulabilir.
-
Hareketli yerlerde panik atak yaşanması (tren, otobüs,
yürüyen merdiven, vs.) iç kulakta bir problem olma
ihtimalini güçlendirmektedir.
-
Stersi azaltmak için, günlük rutin işlerin dışında küçük
molalar vererek, farklı şeylerle uğraşabiliriz (yürümek,
egzersiz yapmak, kitap okumak, arkadaşlarla sohbet etmek,
küçük oyunlar, vs.).
-
Güne kötü haberleri dinleyerek başlamak yerine, müzik
dinleyerek yada jimnastik yaparak başlamak çok daha keyif
verecektir.
-
Eski acı veren olaylar aklınıza geldiğinde;
o
Onlardan kaçmaya çalışma, yüzleş
o
Onları olduğu gibi kabul et
o
Kendini sıkıp, bunaltma; rahat bırak
o
Problemlerin çözümü ve geçmesi için, onları zamana bırak
o
Aklınıza gelen düşünceleri düşünmemek için verilen çaba
boşunadır. Ne kadar düşünmemeye çalışırsanız, o kadar çok
aklınıza gelir ve rahatsızlığınız artar. En iyisi biraz
zaman ayırarak, ayrıntılı olarak düşünmek ve analiz
etmektir.
-
Kendinize günlük problem, sıkıntı ve sorunlarınız için
üzülecek, endişelenecek ve düşünecek zaman ayırın.
Gerekirse günlük not tutarak, bunları unutmamaya ve bir
anda tutmaya çalışın.
-
Olayların, kişilerin ve problemli durumların sadece olumsuz
yönlerini düşünmeyin. Her şeyin bir de olumlu ve pozitif
yönü olduğunu unutmayın ve onları da anımsayın.
-
Hayatta insanların hedefleri olmalıdır ve bu hedefler
sürekli canlı tutulmalıdır.
-
Unutulmaması gereken bir prensip de; panik atak geçiren tek
kişi siz değilsiniz. Etrafınızda haberiniz olmasa da veya
size söylemeseler de, aynı problemi yaşayan birçok kişi
vardır.
-
Ayrıca, acı çeken veya mutlu olan tek kişi siz değilsiniz.
Her koşulu ve duyguyu bizim kadar veya bizden daha fazla
yaşayan insanlar da var.
-
Ölüm korkusu tüm insanlar için korkutucu ve acı vericidir.
Ancak yaşamak için bir nedeniniz olduğunda, tamamlanması
gereken bir işiniz olduğunda; ölüm korkusu zayıflar.
-
Genellikle insanların kendileriyle meşgul olmalarına yol
açan veya onları tek başlarına kalmaya iten bir yaşam
tarzı yada çevre mevcuttur. Bunlar da hastalanma ve
bedensel işlevleri dinleme (Hipokondriyak) eğilimleri
arttırır. Bu nedenle çevrenizle ilgilenin ve dış dünyanızı
cazip hale getirin.
-
Mükemmel olma isteğinizden vazgeçin.
-
Panik atağa sahip çıkmayın ve benim panik atağım var
demeyin.
-
Panik atak 2 aşamada ortaya çıkar. Birincisi korkudur ki;
durup dururken aniden ortaya çıkan, genelde bedensel
tepkilere karşı oluşturulmuş olan korkudur. İkincisi korku
ise; birinci korkuya gösterilen tepki, yeniden yaşama
tepkisidir.
-
Panik atak ile mücadele etmenin en etkin yolu; atağı olduğu
gibi kabul etmektir. Bırakın panik atak gelsin ve
yapabileceği en kötü şeyi yapsın. Panik atak artmayacaktır
ve en korkunç kısmını zaten yaşamıştınız. Bir daha yaşamak
sizi öldürmeyecek ve silinmez yaralar oluşturmayacaktır.
-
Rahatlama teknikleri düzenli ve günlük olarak yapıldığında
çok yarar sağlar. Özellikle uzun dönemde, daha sakin ve az
tepkili olduğunuzu fark edeceksiniz.
o
Karından nefes alma tekniği
o
QR – Altı saniyelik rahatlama molası
o
Sakinleştirici bir taş
o
İki dakikalık rahatlama molası
o
Beş dakikalık rahatlama molası
o
Yarım saatlik rahatlama molası
o
Sesli meditasyon
o
Derin rahatlama denetimi gibi rahatlama teknikleri
uygulanabilmektedir.
-
Kendinizle; şu anda panik atak var mı? Olursa ne olur ve
nasıl olur? Hadi şu anda yaşayayım! Ne tür belirtiler
oluşuyordu? gibi soruları yaşamalı ve cevaplamalıyız.
-
Panik anında kişinin kendini gevşetmesi veya rahatlatması,
panik atağın oluşmasını engeller. Bunun için de kaçmamayı,
gelen atağı göğüslemeyi öğrenmeliyiz. Bunun için de:
-
Yavaşlayın ve durun, nefes egzersizleri yapın.
-
Bedeninizin ağırlığını hissedin.
-
Sağlığınız üzerine düşünün. Bunun sadece bir şartlanma
olduğunu, aslında fiziksel hiçbir şeyinizin olmadığını
düşünmeye çalışın.
-
Sonra da kendinize zaman tanıyın.
-
Sizin yapabileceğiniz bedensel egzersizler; yüzme, yürüyüş,
yerinde koşma, ip atlama, jogging, jimnastik hareketleri,
bisiklete binme ve kürek çekme olarak sıralanabilir.
-
Egzersize başlarken, ısınma hareketlerini tercih edip,
bitirirken günlük işlerinize dönmek için kendinize 5
dakika dinlenme zamanı ayırın.
-
Yine ağırlık kaldırarak yapabileceğiniz kuvvet antremanları,
farklı davranışlardan seçebileceğiniz hareketler de
bedensel egzersizler içinde yer alır.
-
Sinirli ve öfkeli olduğunuz zamanlarda, öfkenizi bir başka
objeye (örneğin, yastığı yumruklamak, bir resme bağırıp
çağırmak, hayali objesine bağırmak) çevirerek
rahatlayabilirsiniz.
-
Geçmişi analiz ederek, şu ana kadar yapmak isteyip de,
korkup yada çekinip yapamadığınız şeyleri bir düşünün.
Sizleri bundan alıkoyan ne idi? Bundan sonraki
davranışlarınızı bu sonuca göre yönlendirmemeniz gerekir.
-
Yeni bir şey yapmak, genellikle olaylara yeni bir bakış
açısı geliştirmenizi gerektirir. Genellikle insanlar
belirli bir kalıba yapışır kalır, onun dışına çıkamazlar.
Bu sabit bir bakış açısı ve değişime karşı direnç
demektir.
-
Eskiden yapmak isteyip de, korktuğunuz yada çekindiğiniz
için yapmadığınız şeyleri yapabildiğinizde (örneğin,
bisiklete ilk defa binmeye çalıştığınızda veya araba
kullanmayı öğrenirken) herhangi bir şekilde her
yapışınızda, bunun sizi derin ve içsel olarak doyurduğunu
hissedersiniz. Çünkü mücadele etmekle tanışmış, başarı
hissini tatmışsınızdır ve bu da sizi mutlu etmiştir.
-
İçinizdeki cesur ben’i yüceltin ve sesini daha fazla açın.
-
Düşünceler zinciri ile panik duygularını tırmandırabilir
veya onların önemini azaltabilirsiniz. Bu düşüncelerimizi
nasıl yönlendirdiğinize bağlıdır.
-
Kendinizle konuşurken, seçtiğiniz kelimelere dikkat edin.
Kati, olumsuz ve sert kelimeler (ben bir işe yaramam, bu
mümkün değil, bunu asla yapamam, kendimi berbat
hissediyorum vb.) yerine; daha esnek ve ılımlı hatta
olumlu kelimeler seçmeye çalışın (benim için zor olacak,
ne kadar heyecanlandım, vb.).
-
Kendinize sihirli ve rahatlatıcı kelimeler seçip, bunları
zihinsel olarak anlamlandırmalısınız (ben iyiyim,
yapabilirim, hayatım harika gidiyor, iyi şeylerle
karşılaşacağım, güzel şeyler olacak, vb.).
-
Bir şeye inanırmış gibi davranmanız bile, sizde bir etki
oluşturur. O halde yapmak istediğiniz imge oluşturun.
Cesaretliymiş gibi, korkmuyormuş gibi hayal edin, olmak
istediğiniz gibi davranmayı düşünün.
-
Bu durumda korkuyu bastırmıyor veya karşılaşmayı
reddetmiyorsunuz. Tam tersine bir korkunuz olduğu gerçeği
ile yüzleşiyor, bunu kabul ediyorsunuz. (Korkak
davranırsanız, korkunuz büyük olasılıkla yoğunlaşacak;
cesaret gösterirseniz bu size güç verecek ve hayatınızdaki
önemini azaltacak).
-
Bir şeyden vazgeçmek istediğinizde yada korktuğunuz bir
şeyden kaçındığınızda, aslında sadece korkunuzu daha çok
pekiştiriyor ve büyütüyorsunuz. Tam tersine eğer üstüne
üstüne giderseniz, daha fazla yapmaya çalışırsanız, büyük
olasılıkla problemi ve sorunu azaltacaktır. Örneğin;
yutkunma sorunu olan kişiye, yemeği yutmamaya çalışarak
çiğnemesi söylendiğinde, yutmayı başaracaktır. Veya
bayılmaktan korkan birine, hemen ayağa kalkıp bayılması
istendiğinde, bunun olmadığını görebilirsiniz. Hatta biraz
da mizah katarak, ‘hadi bakalım ne kadar iyi
bayılabileceksin’ şeklinde alaya da alınabilir.
-
Otonom sinir sistemini kontrol etmeye çalışmanın bir yolu
da, onun zorlanmayacağını bilmek, zorlamadan kaçınmak ve
ona tersini yapmaktadır.
-
Hayal gücünüzü kullanarak (örneğin, rayların üzerinde
yürürken aniden size yaklaşmakta olan bir treni, veya bir
otobüse yetişmek için koştuğunuzu hayal ederek) otonom
sinir sisteminin etkilerini (hızlı nefes alıp – verme,
hızlı kalp atışı, göz bebeklerinin büyümesi, vb.)
oluşturabileceğiniz gibi; tersi durumda da
azaltabilirsiniz.
-
Sizler onaylanmaya susadıkça, azarlanmak sizi dehşete
düşürür. Ancak reddedilme, başarısız olmakla eş anlamlı
değildir. Yeni bir şeyler için risk alırız, tehlikeyi ve
değişimi göze aldığımızda reddedilebiliriz.
-
Sadece monoton ve tekdüze yaşayan insanlar reddedilmeyi
yaşamaz. Reddedilme aslında sizin kişiliğinize değil;
yapmak istediklerinize ve değişime yöneliktir.
-
Geri çekilme, hayattan kaçış, sosyal ilişkilerden kaçınma ve
teslim olma daha az acı verecek bir çözüm gibi görünse de;
sonunda bu tür davranışlara ödeyeceğiniz bedel çok ağır
olacaktır.
-
Kendi dikkatinizi; kendi içinizden ve kendiliğinizden
dışarıya yöneltmek (diğer insanlara, kitaba, müziğe, vb.)
yalnızca panik ataklardan kurtulmanıza yardımcı olmaz;
aynı zamanda birlikte vakit geçirilecek çok daha ilginç
bir kişi haline gelirisiniz.
-
Okşarken ve okşanırken, olumlu sosyal ilişkiler yoluyla
endişelerinizi, gerginliğinizi ve korkularınızı
giderirsiniz. Okşanmak için okşamanız, verici de olmanız
gerekir, en azından kendi sağlığınız için…
-
Başkalarına güvenme ve ait olma sosyal bir ihtiyaçtır ve
doyurulmalıdır.
-
Bir başkasını sevmek ve ona aşık olmak, hayatı daha güzel
görmenizi, neşelenmenizi sağlayacaktır.
-
Panik atak geçirdiğini diğerlerinin öğrenmemesi için,
genelde insanlar eve kapanarak, sosyal ortamlardan
kendilerini soyutlarlar. Bu ise panik atakları daha fazla
arttırmaktan ve hayatınızı çekilmez kılmaktan başka bir
işe yaramaz.
-
Çevrenizde bir sosyal ağ oluşturmaya çalışın. Bu size hem
kendi problemlerinizden uzaklaşmayı, hem de hayatı daha
pozitif değerlendirmenizi sağlayacaktır.
-
Unutulmaması gereken bir prensip de; panik atak geçiren tek
kişi siz değilsiniz. Etrafınızda haberiniz olmasa da veya
size söylemeseler de, aynı problemi yaşayan birçok kişi
vardır.
-
Pozitif gruplar içinde yer almaya çalışın. Etkili ve
başarılı bir grup için olumlu enerji üretimi gereklidir.
İnsanlar birbirlerinin daha iyi olduklarını gördükçe, umut
olduğunu fark ettikçe, yalnız olmadıklarını ve
kendilerinin de o grubun üyesi olduğunu gördükçe hem
grupta, hem de kendilerinde olumlu gelişmeler olmaya
başlayacaktır.
-
Panik ataklarına duyarlı olan kişiler genelde, çok kolay
etki altında kalır. Bu nedenle etrafınızda veya
bulunduğunuz grupta olumsuz insanları barındırmayın.
-
Cesaret; zor olan bir şeyi yapmak istemektir. Korkuya rağmen
ulaşılması gereken bir amaç için yapılır. Cesaret panik
atak söz konusu olduğunda;
-
Kaçma duygusu ortaya çıktığında, bunun geçici olduğunu ve
başa çıkmanın en iyi yolunun rahatlamak ve kaçmamak
olduğunu bilmektir.
-
Ya panik atak olursa düşünceleri geldiğinde, “ne fark eder,
gelirse gelsin, hiç mi yaşamadım” diyebilmektir.
-
Bir yere gitmek isteyip de, panik atak geçirmekten
korktuğunuzda, başkalarının önünde aptal durumuna
düşmekten çekindiğinizde; “canı cehenneme, kimin umurunda”
diyebilmektir.
-
Aslında başkalarının hatalarını ve kusurlarını bağışlamak,
kendinizi bağışlamaktır. Eğer birilerini de üzmüşseniz,
bunun için özür dileyin, bu sizi rahatlatacaktır.
-
Hayatta her şeyi kontrol altında tutamayacağınızı, sadece
olumlu ve iyi şeylere yönelerek kendinizi
koruyabileceğinizi unutmayınız. Bunun dışında oluşabilecek
kötü şeyler her zaman mümkündür ve çoğu zaman da
engelleyemeyiz. Bunlar için de inanç ve iman en iyi
ilaçtır.
-
İnsanlar dengede oldukları için genelde değişime karşı
dirençlidirler. Değişimin oluşması için, sizleri motive
edici kaynaklar bulmalı ve teşvik etmelisiniz. (Örneğin,
konsere bilet almak, bir toplantı yada davete geleceğinize
söz vermek, vb)
-
Rahatsız olduğunuz ortamlara girerken, bu ortamlarda
kendinizi meşgul edecek uğraşılar bulun (Elişi, kitap
okuma, müzik dinleme, vb.)
-
Bütün her şeyi planlayın, sonra da rahatlayın ve dikkatinizi
elinizdeki işinize verin.
-
Dışarı çıkarken; nasıl göründüğünüze değil, kendinizi nasıl
hissettiğinize odaklanmalısınız. Ancak giyiniş ve tarzınız
da size ayrı bir rahatlık verecektir.
-
Önemli bir olaydan önce biraz heyecanlı olmak normaldir ve
olayın önemi sizin heyecanınızı belirleyecektir. Heyecan
ve stres olmadan optimum performansa ulaşmanız mümkün
değildir, ancak fazlası da olumsuz etki yapar.
-
Normalden daha fazla heyecan duyduğunuzda, kendiniz için
olayın önemini en aza indirecek mantık yürütmelisiniz.
Örneğin, dünyanın sonu olmadığını, hayatınızı tamamen
etkileyemeyeceğini, vb. Böylece kendinize; bunun bir yarış
olmadığını, savaş durumu olmadığını söyleyerek, kendinizi
yatıştırırsınız.
-
Panik atak yaşayan kişiler genelde sabırsızdır. Bunu
engellemek için zamanınızı iyi planlayın. Örneğin,
randevunuz için evden daha önce çıkmayı deneyebilirsiniz.
-
Bir anda tek bir şey yapın, her şeyi bir arada yapmaya
çalışmayın. Bilinçli olarak yavaş hareket edin. Bu sizin
gerginliğinizi azaltarak, daha sakin olmanızı
sağlayacaktır.
-
Ya olursa sorularından kurtulmaya çalışmayın. Hatta bu
soruları günün bir saatinde cevaplamak için not alın,
hepsine birden zaman ayırarak cevap verin. Ya olursa
sorularını cevaplamak için, o konularla ilgili bilgi
eksikliklerinizi gidermeye çalışarak, daha fazla detay
edinin. Örneğin, trenlerin istasyon aralarında durmasının
trafik işaretlerine uymaları gerektiği için olması,
uçakların kaza istatistikleri, asansör kazaları ve
bozukluklarının giderilmesi gibi.
-
Belirli bir tehlike arz eden durumlarda heyecanlandığınızda
yada korktuğunuzda, etrafınıza bakının ve insanları
inceleyin. Diğer insanların da endişeli ve korkulu
olduklarını göreceksiniz. İnsan olduğunuzu asla unutmayın.
Doğal olarak ara sıra sinirlenerek, kızgınlık oluşabilir.
Bu anları da sevinçleriniz gibi yaşayın.
-
Olayları kontrol altına alabildiğinizde, bunları kendi
isteklerinize göre yönlendirme gücünü de kazanabilirsiniz.
Örneğin, yemek düzensizliği olduğunda panik atak
yaşayabileceğinizi biliyorsunuz. Yemek düzenini değiştirip
panik atak yaşadığınızda, bunun yediğiniz çikolatalar veya
içtiğiniz kahveler sonucunda olduğunu, bedelini de
ödediğinizi biliyorsunuz.
-
Kendi ben’iniz de dahil olmak üzere, birileri tarafından
gözlenmek kişiyi doğru şeyleri yapmaktan
uzaklaştıracaktır. Dikkatinizi ve ilginizi dışınızdaki
dünyaya çevirin. Örneğin, 10 dakika odada tüm
hareketlerinizi, duygularınızı, düşüncelerinizi, nefes
alış – verişlerinizi, kalp atışlarınızı çok dikkatle
analiz edin. Ne hissederdiniz?
-
Panik ataklarınız için; iyileşmeyi istemelisiniz, sizi
iyileştirecek şeyleri yapmalısınız. Hiç kimse bunları
sizin için yapamaz.
-
Daha önce yapmayı istediğiniz bir şeye veya ilgi duyduğunuz
bir alanda çalışmaya yoğunlaşmaya çalışın. Boş olan
zamanlarınızı bu alanlara yöneltin, boşlukları saymaktan
çok daha iyi olduğu gibi, panik ataklardan da kurtulmanıza
yardım edecektir.
-
Zorlandığınız ve çekindiğiniz konularda dayanma gücünüzü
teşvik edin, olumlu yönlerinizi görün ve taktir edin.
Başardığınızda bu size büyük bir keyif verecek ve dayanma
gücünüzü arttıracaktır.
Dr. Ahmet Türker (Klinik Psikolog)
Bilted Psikiyatri & Psikoterapi
Polikliniği
Olgunlar Sokak, No:2/13 Bakanlıklar
Tel: 0 312 417 00 79

|