Pazar gününün tatil günü olduğunu dahi unutup
tadını çıkartamamaya başlıyorsanız....
Acaba ben işimi gerçekten seviyor muyum?
İş arkadaşlarım Ahmet ya da Ayşe'yi
görmek istemiyorum.. Onlar yüzünden işimden soğudum....
Aslında yöneticimle ciddi sorunlarım
var....
Acaba ben hakikatten istediğim işi mi
yapıyorum?
diye kendi kendinize düşünüp, sorular
soruyorsanız, burda cevaplandırılması gereken başka sorular
var demektir.
1) Gerçekten sevdiğiniz işi mi yapıyorsunuz?
2) İş dışında başka şeyler de yapıyor
musunuz?
3) İş kimliğiniz dışında başka kimlikleriniz
de var mı?
4) Günde ve hafta da kaç şaat
çalışıyorsunuz?
5) En son ne zaman gerçek anlamda bir tatil
yaptınız?
6) Neden bu kadar çok çalıyorsunuz?
Bütün bu soruların cevabını verdikten sonra
eminim ki elinizde aşağı yukarı, "Pazartesi Sendromu" olarak
değerlendirilen durumun nedeni netleşmiş olacaktır.
Bilin ki, işini severek yapan, iş kimliği
dışındaki diğer kimliklerini de yok saymadan sahiplenen,
onlardan beslenebilmesini bilen insanlarda "Pazartesi
Sendromu"' yaşanmıyor.
Eğer her pazartesi, aynı olumsuz duyguları
taşıyarak işinize gidiyorsanız. Biran önce cuma gününün
gelmesi için sabırsızlıkla bekliyorsanız... Yukarda
sıralandırılmış soruların cevaplarının bir an önce verip,
sizi doğru yöne yönlendirmesine izin vermenizde fayda var.
Hayatımızın %80'i iş sınırları içinde
geçtiğine göre, zamanımızı ve dolayısıyla hayatımızı
nitelikli ve verimli geçirebilmek adına doğru kararlar
vermek gerekmektedir.
Ya uzun zamandan beri hiç ara vermeden, yoğun
kaygılarınızdan dolayı durmadan çalışıyorsunuz....
Ya kimseye kendinizden daha fazla güvenmiyor
ve her işi kontrolümden geçireyim, diyorsunuz....
Ya gerçek bir tatil yapmayalı uzun zaman
oldu....
Ya da doğru işi yapmıyorsunuz.....
Bütün bu soruların cevabı sizde.... ne
yapmanız gerektiğini bilirsiniz....
Bilmek ise, tek başına yeterli değildir...
Naçizane tavsiyem, Bildiklerinizle birlikte
harekete geçebilecek cesaretinizin olması yönündedir.
Unutmayınız ki; Hepimiz bu dünyaya BİR
KERE geliyoruz
ve yaşayacak sadece bir tek hayatımız var....
Hayatınızı kendiniz için de
değerlendirebilmeniz dileğimle...