-
Çözüm için aceleci
olmayın ve çok uzun yıllar içinde yerleşen özgüvensizlik
duygusunun yine zaman içinde aşılabileceğini unutmayın.
-
Aşırı koruyucu ve
kollayıcı tutum ve davranışları bırakmaya
çalışın.
-
Öncelikle kendi
korku ve kaygılarınızı aşın. (Çocuğunun başına kötü bir şey
gelebileceği korkusuyla çocuğunu bitişik apartmandaki bakkala
göndermeyen anne ve babanın bu tür korkularını aşmadan çocukta
özgüven duygularını arttırma çabaları yetersiz kalacaktır. Çocuk
çoğu zaman anne ve babasının korkularını kapar.)
-
Çocuğunuzda
gözlediğiniz özgüvensizlik duyguları nedeniyle kendinizi
acımasız biçimde suçlamayın. Bu tür durumlarda yaşanan suçluluk
duygusunun tutum ve davranışlarınızı etkileyebileceğini, daha
abartılı tepki göstermenize ve aceleci olmanıza yol
açabileceğini unutmayın.
-
Yalnız nasihat
ederek çok büyük değişikliklerin olacağı beklentisine
kapılmayın.
-
Sizin tutum ve
davranışlarınızı örnek alabileceğini unutmayın.
(Anne ve babanın
özgüvensiz tutum ve davranışları çocukları etkilemektedir.
Çocuklar anne ve babalarının her türlü davranışlarını model
alabilmektedirler.)
-
Özgüvenin belli
oranda genetik yönünün olabileceğini unutmayın.
-
Özgüvensizliğin mutlaka ve tümüyle
değişmesi gerektiği saplantısına kapılmayın.
Belli bir oranda kalan ya da bulunan özgüvensizlik çocuğun mutlu
olmasını engellemez.
-
Çocuğunuzun herkes gibi zayıf yönlerinin olacağını ve olduğunu
kabullenin. Çocuğunuzun zayıf yönlerinin sizin kendi değerlilik
duygularınızı etkileyip etkilemediğini gözden geçirin.
-
Kendi amaç ve gereksinimlerinizin çocuğunuza yönelik tutum ve
davranışlarınızı ne kadar etkilediğini araştırın.
-
Yapabileceklerini
çocuğun kendisinin yapmasını sağlayın.
-
Mümkün olduğunca
sorumluluk verin.
-
Yapamadıkları için
eleştirmekten ve özellikle aşağılamaktan kaçının.
-
Hatalarını
büyütmeyin.
-
Ona yönelik olumsuz
söz ve ifade kullanmaktan kaçının ("ne kadar akılsızsın', 'aptal',
'geri zekalı', 'sen zaten beceremezsin' gibi).
-
Tehdit etmeyin,
korkutmayın. Cezalandırılma ve terk edilme korkusunu arttırmayın
-
Her hangi bir şeyi
yapamadığında girişimde bulunduğu ve çaba harcadığı için onu
takdir ettiğinizi söyleyin.
-
Başkaları ile
karşılaştırmaktan, kıyaslamaktan uzak durun.
-
Her fırsatta takdir
edin. Ödüllendirin.
-
Sevginizi cömertçe
sunun. Koşullu ('başarılı olursan seni daha çok severiz') sevgiden
uzak durun.
-
Sevildiğini,
önemsendiğini hissettirin. Tutum ve davranışlarla gösterilmedikçe
yalnız sözle söylemenin hiç bir anlamı olmadığını unutmayın.
-
Ne olursa olsun
arkasında olduğunuzu hissettirin.
-
Çocuğun kendisini
güven içinde hissettiği bir ev ortamı oluşturun.
-
Özgüvenini arttırmak
için (giderek zorluk derecesi artacak şekilde) başarabileceği
görevler verin.
-
Sosyal etkinliklere
(okul gezisi gibi) katılmasını sağlayın. Bu ortamlarda bulunmasını
cesaretlendirin.
-
Yapamadıkları kadar
yapabildiklerini de gösterin. Yapabildiklerini küçümsemesini
engelleyin.
-
Kendisini takdir
etmesini öğretin.
-
Çocuğun her türlü
duygusunu anlayışla karşılayın. "Çekinecek ne var" tarzındaki
yaklaşımlardan uzak durun. Mantıklı açıklamalar ile korkularını
aşabileceğini beklemeyin.
-
Mümkün olduğunca
çocukların tercihine saygı duyun.
-
Tüm aileyi
ilgilendiren konularda onun görüşünü mutlaka alın.
-
Zayıf yanları yokmuş
gibi davranmayın.
-
Beklentilerinizi
gerçekçi düzeyde tutun.
-
Mümkün olduğunca
birlikte vakit geçirin.
-
Kendisinden çok özel
beklentileriniz olmadığını ('sınıf birincisi olmak', 'kaliteli bir
futbolcu olmak') hissettirin.