Anasayfa Dernekler Dergiler Makaleler Siteler Testler İletişim
 

 

 

Halkın Depresyon İle İlgili Yanlış İnanışları

 

 

Prof. Dr. Erol Özmen

       

 

 

Depresyon toplum içinde çok yaygın görülen bir hastalık olmasına karşın yalnız ülkemizde değil tüm dünyada yapılan araştırmalarda halkın depresyon ile ilgili bir çok olumsuz inanca ve tutuma sahip olduğu görülmektedir.

 

Ülkemizde yapılan araştırmalarda halkın depresyon ile ilgili yanlış inanç ve tutumları aşağıda verilmiştir:

 

Depresyon sosyal bir sorun olarak algılanmaktadır                                

Oysa depresyon yalnız sosyal sorunlar sonrasında ortaya çıkabilen bir sorun olmayıp, her hangi bir sosyal sorun yaşanmadan da ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır.

 

Depresyonun iyileştirilmesinde sosyal girişimler (işsizliğin önlenmesi, yoksulluğun azaltılması gibi)  önemsenmektedir                                     

Oysa tek başına sosyal girişimler ile klinik olarak tedaviyi gerektirecek düzeydeki depresyonun iyileştirilmesi mümkün değildir. Diğer yandan depresyonun kendisi de sosyal sorunlar yaratabilmekte ve depresyonun iyileşmesi kişinin yaşadığı sosyal sorunlar ile daha kolay baş etmesini sağlayabilmektedir.

 

Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların ciddi yan etkiler yarattığına inanılmaktadır    Oysa günümüzde depresyon tedavisinde kullanılmakta olan ilaçların çoğu doktor önerisi çerçevesinde kullanıldığı sürece yaşamı tehdit eden, kalıcı ve ciddi sorunlar yaratmamaktadır.

 

Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların bağımlılık yaptığına inanılmaktadır

Oysa depresyon tedavisinde kullanılan antidepresan olarak adlandırılan ilaçların alışkanlık ve bağımlılık yaratıcı etkileri bulunmamaktadır.

 

Depresyonlu hastalarla aynı iş yerinde çalışmak istenmemekte, ticari ilişkilere girilmek istenmemektedir                                                  

Toplum içinde ruhsal hastalık geçiren kişilere karşı genel bir güvensizlik vardır. Oysa depresyon yaşayan kişilerde iyileşme sonrasında onlara güvensizlik yaratacak her hangi bir sekel bulgu kalmamaktadır.

 

Depresyonlu hastaların saldırgan olabileceğine inanılmakta ve toplum içinde serbest dolaşmamaları gerektiği düşünülmektedir                                  

Oysa başka bir ruhsal rahatsızlık eklenmediği sürece depresyonlu hastalarda çevresindeki insanlara zarar verecek bir saldırganlık ortaya çıkmamaktadır.

 

Depresyonlu kişiler ile insani ilişkiler kurmaya çekinilmektedir

Toplum içinde ruhsal hastalık yaşayanlara karşı olan damgalama eğiliminden depresyonlu hastalar da etkilenmektedir. Depresyon ile ilgili yanlış inançlar, önyargılar toplumu etkilemektedir.

 

Depresyon aşırı üzüntü hali olarak değerlendirilmektedir                     

Oysa depresyon sıradan üzüntüden daha farklı bir durumdur. Süreklilik gösterir.

 

Depresyonun ilaçsız da tedavi edilen bir hastalık olduğu düşünülmektedir

Oysa özellikle ağır depresyonların ilaç kullanmadan iyileşmesi tümüyle şansa bağlıdır.

 

Depresyonun bir ruhsal zayıflık hali olduğu düşünülmektedir

Depresyon bir ruhsal zayıflık hali olmayıp, her insanın yakalanabileceği ve tedavi gerektiren bir rahatsızlıktır.

 

Ortam değişikliğinin (gezmek-tozmak) depresyonun geçmesine çok büyük katkısının olacağına inanılmaktadır.

Tek başına ortam değişikliğinin depresyonu iyileştirmesi mümkün değildir.

 

Depresyonu olanların tam olarak düzelmeyeceklerine inanılmaktadır      

Oysa uygun biçimde tedavi edildiğinde depresyonlu hastaların çok büyük bir bölümü tamamen iyileşmektedir

 

Güçlü olursa, çaba harcarsa kişinin depresyonu aşabileceği düşünülmektedir

Depresyon kişinin ruhsal ve fiziksel gücünü, bir şeyler yapma istekliliğini alıp götüren bir hastalıktır. Bu nedenle depresyon yaşayan bir kişinin güçlü olmasını beklemek, yaşadığı sorunları çözmek için çaba harcamasını beklemek boş bir beklentidir.

 

Güncelleme: 28.11.2011

 

Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

 

Prof. Dr. Erol Özmen'in diğer yazıları için lütfen tıklayınız 

 

 

 

 

 

 

 

Bu sitede verilen bilgiler tedavi niteliği taşımaz.

Bilgilerin tedavi amaçlı kullanılması nedeniyle ortaya çıkan aksaklıklardan www.psikoloji-psikiyatri.com sorumlu tutulamaz.

Bu sitede yazılanlar yalnız bilgilendirme ve aydınlatma amacı taşımaktadır.

Bu sayfada yayınlanan yazının her türlü sorumluluğu yazara aittir.

© 2010 Psikoloji & Psikiyatri, Tüm hakları saklıdır.