|
Annesinin/babasının yeniden evlenmesi çocuk için yeni bir uyum
sürecinin başlaması demektir. Her çocuğun tepkisi aynı olmamakla
birlikte bu uyum süreci bazen çok sorunlu olabilmektedir. Çocuk
aileye yeni katılana alışmak zorundadır ve onu sevmesi
beklenmektedir. Diğer yandan önceki evliliğin, boşanmanın ve
çocuğun ayrı yaşadığı annesi/babası ile ilişkilerinin nitelikleri
de bu sürecin seyrini etkilemektedir. Çocuğun tepkileri çok
olumsuzsa, okul başarısı düştüyse ve çocuk aksi, tepkili, sinirli,
endişeli, uyumsuz olduysa ve bunlar süreklilik gösteriyorsa
profesyonel yardım almak düşünülmelidir. Fakat her şeye karşın
çocukların çoğunun kolayca uyum sağladığı, kendisiyle ilgilenen ve
kendisini seven bir kişinin daha varlığını hissetmekten mutlu
oldukları da unutulmamalıdır.
* * *
İkinci
evlilik yalnız çocuklar için değil yetişkinler için de birçok
zorluklar içerir. Çocukların her türlü tepkisine hazırlıklı
olmaları ve hiçbir zaman ret edici olmamaları gerekmektedir.
* * *
Annesinin/babasının bir başkası ile evlenmesi doğal olarak çocuğu
etkiler. Yeni duruma alışması bazen çok uzun zaman gerektirir.
Küçük ve büyük çocuklar daha kolay uyum gösterirken ergenlik
dönemini yaşayan çocuklarda çeşitli sorunlarla karşılaşma
olasılığı daha yüksektir.
* * *
Çocuk açısından annesinin/babasının bir başkası ile evlenmesi çok
değişik anlamlar taşıyabilir. Fakat bunların çeşitli açıklamalar
ya da sözlerle kolayca giderilebileceği beklenmemelidir.
Çocuğun düşündüklerinin yanlış olduğunu anlaması ve bunu iç
dünyasında kabul etmesi zaman alır; bazen çocuk düşündüklerinin
yanlış olduğunu bilir fakat bunu iç dünyasına anlatamaz. Çocuğa
düşündüğünün yanlış olduğunu kanıtlamak için ısrarlı bir çaba
içine girmek, bir çok kanıtlar ileri sürmek yarardan çok zarar
getirir. Bu konuyu sık sık gündeme getirerek gerçeğin gösterilmeye
çalışılmasının hiçbir yararı yoktur.
Çocuk artık
kendisinin annesi/babası tarafından yeterince tercih edilmediği,
yeterince sevilmediği duyguları yaşayabilir. İkinci plana itildiği
duygularına kapılabilir. Çocuk kendisine eskisi gibi
önem verilmediğini ve daha az ilgi göreceğini düşünür.
Daha önce anne ve
babasının ayrılması sırasında sarsılan güven duygusu, yaşamları
üzerinde kontrol sahibi olmadıkları düşüncesini daha da arttırır.
Çocuk geleceği ile
ilgili kaygılar yaşayabilir. Geçmişte annesinin ya da babasının yaptığı
gibi yanında yaşadığı annesinin ya da babasının da kendisini ortada
bırakabileceğini düşünmeye başlar.
* * *
Çocuklar
anne/babalarını paylaşmak istemezler. Kendileri bunun farkında
olmasalar bile bu duygu ve düşünce her çocuğun iç dünyasında belli
bir derecede mutlaka bulunur. İkinci eş bu nedenle bir rakip gibi
algılanabilir.
* * *
Çocuğun ergenlik
çağının başlarında ya da çalkantılı bir döneminde olması sorunu
daha da büyütebilir.
* * *
İkinci eşi çocuğu adeta zorlayarak sevdirmeye çalışmanın
hiç bir yararı yoktur. Birlikte yaşayarak zaman içinde
sevginin gelişmesini beklemek; çocuğa sabırlı, anlayışlı ve
hoşgörülü bir yaklaşım geliştirmek gerekmektedir.
* * *
Çocuk ve ikinci eşin
birbirine alışması için sabırlı olunmalıdır.
Zaman zaman bazı sorunlar yaşanması doğal bir süreç olarak kabul
edilmelidir.
* * *
Çocuklar çoğu zaman
anne ve babasının yeniden bir araya geleceği hayali ile yaşarlar.
İkinci evlilik bu hayalin bitmesi anlamına gelir. Çocuk için bunu
kabullenmek kolay olmayabilir. Anne/babasının eşini kabul etmek ya
da sevmek, öz anne/babasını üzmek anlamına gelebilir. Öz
anne/babasının yanında üvey anne/babasını görmek çocuk için öz
anne/babası ile ilgili her türlü duyguyu canlandırabilir.
* * *
Çocuk ilk günlerden
ikinci eşe anne/baba demek için aşırı zorlanmamalıdır.
* * *
Çocukta
ortaya çıkan her türlü duygu, düşünce ve tepki anlayışla
karşılanmalı, tepkisel cevap vermekten kaçınılmalıdır. Çocuğun
duygularının yersiz ve düşüncelerinin anlamsız olduğu ısrarlı
biçimde çürütülmeye çalışılmamalıdır. Çocuğu kınamadan uygun
açıklamalar getirilmeli fakat söylenenler ne kadar mantıklı ve
gerçek olursa olsun çocuğun bunları hemen anlaması
beklenmemelidir.
Prof. Dr. Erol Özmen
Celal Bayar Üniversitesi Tıp
Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı
(04.01.2010)
|