|
Prof. Dr. Erol Özmen
İnsanın gereksinim, istek ve dürtüleri ile nasıl
bir ilişki içinde olduğunu belirlemek için ‘istek, gereksinim ve
dürtülerinin farkında olup olmadığı’na, onlara ‘sahip çıkıp
çıkmadığı’, ‘karşılıklarını bulması için çaba harcayıp
harcamadığı’, ‘istek ve gereksinimlerini doyurduğunda
bundan memnuniyet duyup duymadığı’, ‘koşullar nedeniyle
ertelemek zorunda kaldığında buna katlanıp katlanamadığına’
bakmak gerekmektedir.
· İstek
ve gereksinimlerinin farkında olmak
Bazı insanlar istek ve gereksinimlerinin pek
farkında olmazlar. Ne istediklerini, ne amaçladıklarını, ne
yapmak istediklerini tam olarak bilemezler. Çoğu zaman
çevresindekilere uyum gösterir, onların istek ve
gereksinimlerine göre hareket ederler. Yemek seçiminde kararsız
kalan ve kolay kolay karar veremeyen, yanındakilerin ne yemek
istediğine bakarak karar veren bir kişi bu duruma örnek olarak
verilebilir.
İstek ve gereksinimlerine sahip çıkma
Bazı insanlar kendi istek ve gereksinimlerinden
çok başkasının istek ve gereksinimlerini önemser, kendisinin
hiçbir istek ve gereksinimi yokmuş gibi davranır ve tüm
yaşamlarını diğer insanların gereksinimlerini karşılamaya
adarlar. Bazı insanlar ise tam tersi yalnız kendi istek ve
gereksinimlerinin karşılanması beklentisi içindedirler;
bencildirler, diğer insanların istek ve gereksinimlerini hiç
önemsemezler. Fakat birçok kişi istek ve gereksinimlerine sahip
çıkma açısından bu iki uç durumun arasında bir yerde
kalmaktadır. İnsanın istek ve gereksinimlerine sahip çıkmasının
bir yönü de istek ve gereksinimlerinin savunucusu ve takipçisi
olmasıdır. Bir kişiyi tanıma çabasında o kişinin farkında olduğu
istek ve gereksinimini karşılayabilmek için çevresindekilerle ne
tür bir ilişki içine girdiği de belirlenmelidir. Bazı kişiler
isteklerini diğer insanlara kolayca ifade edebilirken, bazıları
kolayca ifade edememekte ve karşı tarafın bunu o söylemeden
anlamasını beklemektedirler. Bazıları da ne olursa olsun
herkesin kendisi için seferber olması beklentisi içindedirler.
Bazı kişiler de istek ve gereksinimlerini zor kullanarak ya da
tehdit ederek karşılamaya çalışmaktadır.
·
İstek, gereksinim ve dürtülerin niteliği
Bazı kişilerin kendisinden, yaşamdan ve
insanlardan beklentileri karşılanması ya da doyuma ulaştırılması
mümkün olmayan nitelikler taşımaktadır. Bu durum birçok kez
hayal kırıklıkları yaşanmasına neden olarak kişinin dünyaya ve
geleceğe karamsar bir gözle bakmasına neden olmaktadır. Bazı
kişilerin ise sanki hiçbir istek ve gereksinimi yokmuşçasına ya
da istek ve gereksinimlerinin nasıl olsa karşılanmayacağı
beklentisi içinde oldukları, istek ve gereksinimlerini
küçümsedikleri ve önemsizleştirdikleri görülmektedir. Bu durum
özellikle çocukluk ve gençlik yıllarında maddi ve manevi
yoksunluklar yaşayan kişilerde görülmektedir.
İstek, gereksinim ve dürtülerine
erteleyebilme
İnsanların tüm istek, gereksinim ve dürtülerini
karşılayabilmesi ya da doyuma ulaştırması mümkün
değildir. Bazen ortamın uygun olmaması, bazen zamanın uygun
olmaması, bazen diğer insanların istek ve gereksinimleri
nedeniyle, bazen de bunların gerçekleşmesi mümkün olmayan
özelikler taşıması nedeniyle istek ve gereksinimler
karşılanamamaktadır. Fakat bazı insanların istek ve
gereksinimlerini bekletebilme ve erteleyebilme becerileri
gelişmemiştir ve isteklerinin bekletilmeden anında yerine
getirilmesi beklentisi içindedirler. İnsanın istek ve
gereksinimlerini gerektiğinde erteleyebilmesi ve daha uygun bir
zaman ve ortamda yeniden doyum arayışına girebilmesi toplumsal
ilişkileri kolaylaştıran bir beceridir. Diğer yandan bazı
kişilerin de tüm istek ve gereksinimlerini yoklaştırırcasına
erteleyebildiği ve hiçbir istek ve gereksinimi yokmuş gibi
davranabildiği de unutulmamalıdır.
·
İstek, gereksinim ve dürtüleri doyum bulduğunda
kişinin yaşadığı duygular
Genelde istek ve gereksinimleri karşılanan
kişiler, psikolojik bir doyum yaşarlar; mutlu, sevinçli, neşeli
ve keyifli olurlar. Fakat bazı kişiler her şeye karşın
psikolojik doyum yaşayamazlar. Bunların bir kısmı açgözlülükten,
bir kısmı gerçek istek ve gereksiniminin farkında olmamasından,
bir kısmı da bu doyumu yaşamayı hak etmediğini düşündüğünden
kaynaklanmaktadır.
·
İstek, gereksinim ve dürtülerini ertelemek
zorunda kaldığında yaşadığı duygular
İstek ve gereksinimi karşılanmayan bir kişinin
hayal kırıklığı yaşaması, özdeğerlilik duygusunun incinmesi ve
öfkelenmesi doğal bir durumdur. Fakat bu duyguların şiddeti ve
karşılanmayan istek ve gereksinim ile uyumlu olup olmadığı da
önem taşımaktadır. Bazı kişiler en küçük ertelemede bile aşırı
tepki gösterebilmektedir; böyle bir durumda kimi insanlar diğer
insanlarla ilişkilerini kesebilmekte, küserek ve gücenerek
kendilerini geriye çekebilmekte, kimileri ise öfke ve
saldırganlık gösterebilmektedir.
Prof.
Dr. Erol Özmen
Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Anabilim Dalı
Manisa
Yazılı olarak
izin alınmadan alıntı yapılamaz.
|