Anasayfa Dernekler Dergiler Makaleler Siteler Testler İletişim
 

BURASI TÜRKİYE

Hiçbir Şeye Şaşırmayacaksın

Prof. Dr. Erol Özmen

Kitabın tanıtım yazısı için tıklayınız

Türk insanının psikolojisini anlamaya çalışanlara

okumaları önerilir


AYRILMA - BİREYLEŞME

Ayrışma-bireyleşme

 

        İnsanın psikolojik gelişimindeki önemli dönemeçlerden biri olan ayrılma bireyleşme dönemini tanımlayan Mahler’in kuramının temel varsayımı “yenidoğanın dış dünyaya göre ayarlanmadan doğduğu”, yani “insan yavrusunun biyolojik doğumu ile bireyin psikolojik doğumunun çakışmadığı”dır. İnsanın psikolojik doğumunu gösteren ayrılma bireyleşme dönemi, çocuğun anneden psikolojik olarak ayrılmasını ve kendini ayrı bir birey olarak algılamasını sağlayan, dördüncü ayda başlayarak 36. aya kadar süren bir dönemdir. Mahler’e (1968) göre; normal ayrılma bireyleşme “kimlik duygusu”nun gelişmesi ve sürdürülmesi için en önemli önkoşuldur. Bu süreç içinde ortaya çıkan “yeniden yakınlaşma” krizi de evrensel olarak yaşanan olağan bir krizdir. Kişinin bireyleşmesi yanında bu bireyleşmenin içindeki tutarlılığı, bütünlüğü, sürekliliği, esnekliği ve sağlamlığı, ayrıca benlik saygısının ve kendilik duygusunda sürekliliğin oluşması ve gelişmesi bu krizin başarı ile atlatılmasına bağlıdır. Ergenlik döneminde bu zorlu sınava bir kez daha girilir. Bireyleşmenin sağlanabilmesi, kalıcı bir kimlik duygusunun oluşumu ve bağımsız bir birey olarak aile ve aile dışı sevgi nesneleriyle olgun ve sağlıklı ilişkiler kurulabilmesi için bu sınavın ergenlikte de başarılması gerekmektedir.

         Ergenlik dönemi, kişinin yetişkinliğe geçişini ve bir birey olmasını sağlayan, büyük değişim ve gelişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Ergenlik ortalama 12-22 yaşlar arasındaki bir dönem olarak tanımlansa da dönemin sonlanması genellikle belirsizdir. Özellikle üniversite eğitimi nedeni ile ergenliğin tamamlanması da gecikmektedir. Çünkü bu yaş gurubunun çoğu aileye bağımlı olarak kalmaktadır. Ergen, bir yandan genel ya da mesleki eğitimine ve öğrenimine devam eden kişidir. Bu dönemin en önemli özelliği, biyolojik ve psikolojik yeniden yapılanmaların gerçekleşmesi, benlik ve kimlik duygusunun gelişiminin sağlanmasıdır. Ergenin birey olabilmesi için çocukluktan vazgeçmesi ve ebeveyninden psikolojik olarak ayrılabilmesi gereklidir. Ebeveynden ayrılmayı başarabilmek kimlik duygusunun oluşumunu ve sorumluluk alabilme becerisini geliştirir. Blos (1967) ergenliğin başlıca görevinin “ikinci bireyleşme” olduğunu vurgulamaktadır. Bu da içselleştirilmiş ebeveyn tasarımları ile olan bağın çözülmesi ile olanaklıdır. Bu tasarımlarından bağımsızlaşmayla gelen ilk coşku, iç nesnelerin kaybını izleyen depresif bir duygulanımla bütünleşir. Bu süreçte yaşanan ikinci “yeniden yakınlaşma krizi”nde ise anneden ayrılma isteğiyle birlikte ondan ayrı olmanın verdiği acı sonucunda görülen depresif duygudurum ikinci bireyleşme döneminin temel özelliklerindendir.

 

KAYNAK

Yrd. Doç. Dr. Oryal Taşkın, Uzm. Dr. Ebru Gürlek Yüksel, Prof. Dr. Erol Özmen

Anadolu Psikiyatri Dergisi 2009; 10: 174-180

(Yazarlardan yazılı izin almadan alıntı yapılamaz)

 

 


Ülkemizde Çalışan Psikiyatrist Adresleri
Ülkemizde Çalışan Psikolog Adresleri
Ülkemizde Bulunan Ruh Sağlığı Merkezleri
Hayata Dair Notlar
Türk İnsanının Özellikleri
Çocuk Yetiştirme Çocuk Yetiştirirken Karşılaşılan Sorunlar
Meslek Seçimi
İş Görüşmesi
Makaleler
Ruhsal Hastalıkların Gelişiminde Çevre mi Daha Etkili Yoksa Kalıtım mı?
Kardeş Kıskançlığı
Ergenlikte Depresyon
Anneliğin Bir Kadına Kattıkları
Çocuğumla Oyun Oynamalıyım Ama Nasıl
Çekingen Kişilik Bozukluğu
Çocuğunuzu övmeniz büyük fark yaratır
Bebek gelişimi ve gelişimi destekleyici anne babalık
Bebekler duygusal nedenlerle ağlar mı ?
Bebekler neden ağlar ?
Bebeğimizin zeka gelişimini desteklemek için neler yapmalıyız
Bebeklere emzik verilmeli mi ?
Ebeveyn ile bebek arasında özel bağ
Her bebeğin kendine özgü mizacı var mıdır ?
Korumacı ebeveynlik çocukların keşfetme motivasyonunu söndürüyor
Kucağa almak bebeği şımartır mı
Anoreksiya nervoza
Boşanma Süreci
Psikoloji-Psikiyatri.Com Kitapları

Bu sitede verilen bilgiler tedavi niteliği taşımaz; bilgilerin tedavi amaçlı kullanılması nedeniyle ortaya çıkan aksaklıklardan www.psikoloji-psikiyatri.com sorumlu tutulamaz.

Bu sitede yazılanlar yalnız bilgilendirme ve aydınlatma amacı taşımaktadır. Bu sayfada yayınlanan yazının her türlü sorumluluğu yazara aittir.

 

© 2010 Psikoloji & Psikiyatri, Tüm hakları saklıdır.