Anasayfa Dernekler Dergiler Kitaplar Siteler Testler İletişim
 
 

 

 

DEPRESİF BOZUKLUKLAR NASIL TEDAVİ EDİLİR

Prof. Dr. Erol Özmen

 

       Uygun bir biçimde tedavi edildiğinde depresyon günümüzde tedavisinde en başarılı sonuçların elde edildiği hastalıklardan birisidir. Fakat çok yaygın olan yanlış inançlar ve bilgi eksiği nedeniyle uygun bir tedavinin yürütülemediği çok sık görülür. Uygun bir tedavinin birinci koşulu tedavinin bir doktor tarafından yürütülmesi gerektiğidir. İkinci koşulu da doktor tarafından ilaç tedavisi uygun görüldüyse bunun yeterli süre ve düzenli bir şeklide kullanılmasıdır.

Çok sık görülen yanlış uygulamalardan birisi iyileştiğini düşünen ya da yakınları tarafından sürekli ilaç kullanmaması gerektiği telkin edilen bir hastanın ilacı çok erkenden kesmesidir. Hasta iyileştiğinde doktorun tavsiye ettiği dozdan daha düşük dozda ilaç kullanılması ya da süreden önce ilacın kesilmesi durumunda depresyonun tekrarlama olasılığı çok yüksektir.

            Bu bölümde depresyonun tedavisinde hekimler tarafından kullanılan ve hem hastaların, hem yakınlarının bilmelerinde yarar olduğu düşünülen konular ele alınacaktır.

 

Genel ilkeler

Depresyon sırasında mesleksel ve sosyal etkinliklerini eskisi gibi yürütemeyeceklerinden dolayı, hastalar günlük iş ve uyum beklentilerini en düşük düzeyde tutmalıdırlar. Beklentilerini gerçekleştiremediğini düşünen hastada yetersizlik, güçsüzlük ve suçluluk duyguları artabilmektedir. Bu nedenle depresyonlu kişiler hem hastalıkları nedeniyle, hem de ilaçların yan etkileri nedeni ile iş, gezme, konuk ağırlama, cinsel ilişki, herkesi hoşnut etmeye çalışma gibi kendilerinden beklentilerini bir süre askıya almaları ya da ertelemeleri ve kendilerini zorlamamaları gerekmektedir. Fakat hastanın iyileştikçe gerçekçi, elle tutulur ve ulaşılabilir hedefler belirleyerek bunları gerçekleştirmesi ve dış dünya ile ilişkisini giderek arttırması yararlı girişimlerdir. Bunları gerçekleştirdiğini gören hasta küçük de olsa yeniden başarabildiğini görmeye başlayacaktır. Örneğin bir ev hanımı başlangıçta yalnız bulaşık yıkamaya ya da bir odanın temizliğini yapmaya ve durumu düzeldikçe yaptığı işi arttırmaya, komşu ziyaretlerine yavaş yavaş gitmeye başlayabilir. Burada önemli olan hastanın yapamayacağı şeylere özellikle hastalığın şiddetli olduğu dönemlerde kalkışmaması; iyileştikçe ve gücü kuvveti yerine gelmeye başladıktan sonra günlük işleri yapmaya başlamasıdır.

Depresyonun aktif olduğu dönemde iken hastalar yaşamını etkileyecek konularda (boşanma, iş değişikliği gibi) karar almamalıdır. Bu dönemde kişinin sonradan pişman olacağı yanlış kararlar alma olasılığı çok yüksektir. Çünkü depresyon kişinin kendisini, dünyayı, geçmişte yaşadıklarını ve geleceği değerlendirmesini etkilemekte ve kişinin bütün bunları olumsuz ve karamsar bir gözle değerlendirmesine neden olmaktadır.

 

İlaç tedavisi

Depresyon tedavisinde kullanılan temel ilaçlara antidepresan ilaçlar denilmektedir. Günümüzde kullanılmak olan bir çok antidepresan ilaç bulunmaktadır.

Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçların etki göstermesi genellikle zaman alır. Başlanan her hangi bir ilacın etkili olup olmadığından söz edilebilmesi için en az 4-8 hafta beklenir. Tam doz en az 4 hafta kullanılmadan antidepresan ilacın o hastada etkili olup olmadığı konusunda karara varılamaz.

            Depresyonlu hasta iyileştikten sonra ilacın en az altı ay daha kullanılması gerekmektedir. Daha erken sürede ilaç kesildiğinde depresyonun tekrarlama olasılığı çok yüksektir. İlk aşamada hastalığı tedavi etmek amacıyla kullanılan ilaç daha sonra koruyucu amaçla, yani hastalığın tekrarlamasını önlemek amacıyla kullanılmaktadır. En az altı ay olarak belirtilen bu süre bazı hastalığın durumuna göre daha uzun tutulabilmektedir.

 

Diğer Tedavi Yöntemleri:

Elektrokonvulsif Tedavi: Halk arasında elektroşok olarak da bilinen bu tedavi yöntemi ağır depresyonlarda etkililik oranı oldukça yüksek olan, hızlı düzelmeler sağlayan ve bir çok hastada güvenle kullanılabilen bir tedavi yöntemidir.

Işık terapisi: Özellikle mevsimsel döngüler gösteren duygulanım bozukluğu olan hastalarda yararlı olmaktadır. Işık terapisinde belli protokollere uyarak parlak beyaz yapay ışık kullanılmaktadır.*

 

*Yazılı olarak izin alınmadan alıntı yapılamaz.

 

Prof. Dr. Erol Özmen

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi

Psikiyatri Anabilim Dalı 

 

 

BURASI TÜRKİYE

Hiç Bir Şeye Şaşırmayacaksın

Prof. Dr. Erol Özmen

Kitabın tanıtım yazısı için tıklayınız

Türk insanının psikolojisini anlamaya çalışanlara

okumaları önerilir

 

 

 


Ülkemizde Çalışan Psikiyatrist Adresleri
Ülkemizde Çalışan Psikolog Adresleri
Ülkemizde Bulunan Ruh Sağlığı Merkezleri
Hayata Dair Notlar
Türk İnsanının Özellikleri
Çocuk Yetiştirme Çocuk Yetiştirirken Karşılaşılan Sorunlar
Meslek Seçimi
İş Görüşmesi
Makaleler
Ruhsal Hastalıkların Gelişiminde Çevre mi Daha Etkili Yoksa Kalıtım mı?
Kardeş Kıskançlığı
Ergenlikte Depresyon
Anneliğin Bir Kadına Kattıkları
Çocuğumla Oyun Oynamalıyım Ama Nasıl
Çekingen Kişilik Bozukluğu
Çocuğunuzu övmeniz büyük fark yaratır
Bebek gelişimi ve gelişimi destekleyici anne babalık
Bebekler duygusal nedenlerle ağlar mı ?
Bebekler neden ağlar ?
Bebeğimizin zeka gelişimini desteklemek için neler yapmalıyız
Bebeklere emzik verilmeli mi ?
Ebeveyn ile bebek arasında özel bağ
Her bebeğin kendine özgü mizacı var mıdır ?
Korumacı ebeveynlik çocukların keşfetme motivasyonunu söndürüyor
Kucağa almak bebeği şımartır mı
Anoreksiya nervoza
Boşanma Süreci
Psikoloji-Psikiyatri.Com Kitapları

Bu sitede verilen bilgiler tedavi niteliği taşımaz; bilgilerin tedavi amaçlı kullanılması nedeniyle ortaya çıkan aksaklıklardan www.psikoloji-psikiyatri.com sorumlu tutulamaz.

Bu sitede yazılanlar yalnız bilgilendirme ve aydınlatma amacı taşımaktadır. Bu sayfada yayınlanan yazının her türlü sorumluluğu yazara aittir.

 

© 2010 Psikoloji & Psikiyatri, Tüm hakları saklıdır.