Anasayfa Dernekler Dergiler Makaleler Siteler Testler İletişim
 
REKLAM ALANI
468x60

SEVGİLİLER GÜNÜ İLİŞKİYİ KURTARABİLİR Mİ?

Prof. Dr. Erol Özmen ile söyleşi

                                                              

     Bazılarına sevgililer günü hediye almak yapmacıklıkmış gibi geliyor, ne dersiniz?

   Sevgililer gününün alışverişi canlandırmak için yaratılan özel günlerden birisi olması birçok insanın sevgililer gününde sevgilisini hatırlamayı yapmacık bir davranış gibi görmesine yol açabiliyor. Fakat şöyle bir gerçek var ki birçok insan için özel bir günde hatırlanmanın değeri sıradan bir günde hatırlanmaktan daha anlamlıdır. Aynı şekilde sevgililer gününde biraz zorlamalı yani biraz yapmacık olarak oluşan bir hatırlamanın bile duygu paylaşımına yol açabildiği bilinen bir durumdur. Ne kadar ticari amaçla başlatılmış olursa olsun ruh sağlığı uzmanları için önemli olan sevgililer gününün o kişi için ne anlam taşıdığıdır. Aslına bakarsanız sevgililer günündeki tutum ve davranışları o kişinin kişilik özellikleri ve partneri ile yaşadığı ilişkinin nitelikleri hakkında ipucu verir.

 

     Çiftlerin sevgililer gününü nasıl yaşadıkları ilişkinin niteliği hakkında fikir verir mi?

    Evet, dikkatli bir şekilde ele alındığında hem kişinin kendisini tanımasına hem de ilişkinin niteliklerini anlamada yararlı bilgiler verir. Örneğin sevdiğini ifade etmekte ve göstermekte zorlanan bir kişi için sevgililer günü eziyet çekilen bir gündür. Hele üzerinde kutlanması gerektiği şeklinde bir baskı hissediyorsa sıkıntısı daha da artar. Biraz narsist olan bir kişi sevgililer gününü herkesten farklı biçimde kutlamak ister, aldığı ve verdiği hediyenin çok özel ve farklı olması gerektiğini düşünür. Herkesten farklı ve her zaman yaşanandan farklı şeyler yaşamanın peşine düşer. Hayatı üzerine düşen görevleri yapmak şeklinde yaşayan bir kişi kutlamayı da hediye almayı da bir çeşit görev gibi yapar. 

 

     Sevgililer gününe yönelik tepkilerin de ruhsal açıdan bir anlamı var mı?

    Olmaz mı? İnsanın çeşitli olaylar karşısında gösterdiği tutum ve davranışların anlamı olduğu gibi sevgililer gününü aşırı önemsemenin de, hiç önemsememenin de, tepki göstermenin de kendine göre anlamı olur. Hiçbir zaman genelleme yapmanın doğru olmadığını vurgulayarak şunları söyleyebilirim. Örneğin aşırı önemsemek ve aşırı anlam yüklemek sevgi açlığının bir yansıması olabilir. Bazen bu açlık büyük olur ki hiçbir şekilde tatmin edilemez. 

      Sevgililer gününe aşırı muhalefet gösterenlerin düşüncelerine saygı göstermekle birlikte bu kişilerin neden bu derece tepki gösterdiklerini araştırmaları gerekmektedir. Her ne kadar son derce mantıklı görünen sosyolojik ve ekonomik açıklamalar getiriyor olsalar da ve bunlar doğru gibi görünüyor olsalar da bu kişilerin böyle davranmalarının altında başka bir şeyin yatıp yatmadığını araştırmaları gerekmektedir.  Örneğin hissettiği sevgiyi ifade etme ya da gösterme konusunda zorluklar yaşayan bir kişinin

 

     Sevgililer günü sıradanlaştı mı, ne dersiniz?

     Aslına bakarsanız hayat o kadar çok sıradanlaşan yaşantı ile dolu ki. Fakat her şey iyi gidiyorsa böyle bir düşünce insanın aklına bile gelmez. Aynı şekilde ilişki ne kadar doyumluysa ve çiftler birbirine karşı ne kadar sevgi doluysa sevgililer günü de o kadar çok anlamlı bir gün olarak yaşanır. Fakat yine de günümüzde ne yazık ki sevgililer gününün giderek hatırlamak ve sevgiyi ifade etmekten öte hediye almaya indirgenmeye başlandığını görüyoruz.

 

      Sizce sevgililer günü olmalı mı?

      Aslında “sevgililer günü olmalı mı” sorusu çok anlam taşımıyor. Çünkü ortada böyle bir gerçek var, birçok insan ve toplum bunu benimsemiş. Bu da insanın doğasında bulunan bir gereksinimi karşıladığını gösteriyor. Kötü bir şey mi derseniz; hayır, hiç de kötü bir şey değil. Sevdiğini ve sevildiğini hissetmek insanın en temel gereksinimlerinden birisidir. İşte sevgililer günü insanlara sevdiğini gösterme ve sevildiğini hissetme şansı tanıyor. Bu nedenle sorunuzu kısaca sevgililer günü olmalı ve kutlanmalı diye cevaplıyorum.

 

       Yıllar geçince evli çiftler birbiri için sevgili olmaktan çıkar mı?

     Bu sevgiliye ne anlam yüklediğinize bağlı. Her gördüğünde kalp çarpıntısına neden olan, akıldan hiç çıkmayan, her fırsatta görüşmek istenen bir kişi olarak tanımlarsanız sorunuza kolayca “evet, çıkar” diye cevap verilebilir. Fakat yıllar içinde kendinizi güven içinde hissettiğiniz, kayıtsız koşulsuz yanınızda olduğunu bildiğiniz, birçok zorlukla birlikte mücadele ettiğiniz, hiçbir şekilde vazgeçmeyi düşünemediğiniz, hayatı her zaman birlikte yaşamak isteyeceğiniz bir kişi olarak tanımlarsınız kocaman “hayır” dersiniz.

 

      Sevgililer günü ilişkiyi kurtarabilir mi?

     Evet, sevgililer günü bazen kopan iletişimin yeniden başlamasını sağlayabilir. Anlaşmazlıkları bir tarafa bırakarak, kimin haklı kimin haksız olduğunun peşine düşmeden kutlanan sevgililer günü yeni bir şeylerin başlangıcı olabilir. Fakat ne yazık ki çoğu zaman ilk adımı kim atacak düşüncesi bu tür girişimleri engeller; bu da sorunların ve çatışmaların daha da karmaşıklaşmasına yol açar. O nedenle ilişkilerinde sorunlar yaşayan sevgililere ilk adımı o atsın saplantısını bırakarak sevgililer gününde sevgilisini hatırlamasını tavsiye ediyoruz.

 

      Sevgililer gününde karalar bağlayanlar var

      Sevgilisi olmayan ya da var olan ilişkisinde yeterince doyum bulamayanlar için durumları ile yüzleşme anlamı taşır sevgililer günü. Böyle günlerde karalar bağlamak yanında durumla cesurca yüzleşmek gerekmektedir. Sevgilisi olmayanlar bunun nedeni bulmaya çalışmalı; sevme, sevilme, ilişkiyi sürdürebilme ve bir başkasına bağlanma konularında bir sorun yaşayıp yaşamadığını mutlaka gözden geçirmelidir. İlişkisinde yeterince doyum bulamayanlar ise eşlerini ya da kaderlerini suçlamaktan vazgeçmeli, öncelikle kendilerinin ilişkiyi daha doyumlu hale getirmek için ne yapabileceklerini belirlemelidirler.

 

 

 

Bakınız:

     Sevgi & Aşk

     Sevgililer günün kutlu olsun (Erol Özmen)

 

 

 

 

 

REKLAM ALANI
250x250

Ülkemizde Çalışan Psikiyatrist Adresleri
Ülkemizde Çalışan Psikolog Adresleri
Ülkemizde Bulunan Ruh Sağlığı Merkezleri
Hayata Dair Notlar
Türk İnsanının Özellikleri
Çocuk Yetiştirme Çocuk Yetiştirirken Karşılaşılan Sorunlar
Meslek Seçimi
İş Görüşmesi
Makaleler
Ruhsal Hastalıkların Gelişiminde Çevre mi Daha Etkili Yoksa Kalıtım mı?
Kardeş Kıskançlığı
Ergenlikte Depresyon
Anneliğin Bir Kadına Kattıkları
Çocuğumla Oyun Oynamalıyım Ama Nasıl
Çekingen Kişilik Bozukluğu
Çocuğunuzu övmeniz büyük fark yaratır
Bebek gelişimi ve gelişimi destekleyici anne babalık
Bebekler duygusal nedenlerle ağlar mı ?
Bebekler neden ağlar ?
Bebeğimizin zeka gelişimini desteklemek için neler yapmalıyız
Bebeklere emzik verilmeli mi ?
Ebeveyn ile bebek arasında özel bağ
Her bebeğin kendine özgü mizacı var mıdır ?
Korumacı ebeveynlik çocukların keşfetme motivasyonunu söndürüyor
Kucağa almak bebeği şımartır mı
Anoreksiya nervoza
Boşanma Süreci
Psikoloji-Psikiyatri.Com Kitapları
© 2010 Psikoloji & Psikiyatri, Tüm hakları saklıdır.